Fayton ve At Arabası imal edilen bu tarihi mekânın son ustasıydı KUNURALP ASLAN
Askerden önce Boğos ustanın yanına çırak olarak başlamıştı. On iki yaşında bir çocuk olması sebebiyle göz doldurmamıştı ilk zamanlar. Daha sonraları çalışkanlılığıyla ve bedensel gücüyle hak etti bu mekanda çalışmayı. Yıllar birbirini kovaladı önce Kalfalık sonra da Ustalık mertebesine ulaştı
Kendisi de bilemezdi bu meslekte 60 yılını geçireceğini, ününün Fransa’ya kadar ulaşacağını ve CNN Fransız Televizyonunun kendisiyle Video çekimli haber yapacağını, Ayrıca Kadıköy’ün, bu meslekteki son kişisinin olacağını. (*3)
Boğos Akşar ustanın ailesi kısa zamanda öylesine benimsemişlerdi ki Kunuralp Aslan’ı;
Bir hafta sonu Fayton ile Kadıköy’den, Kunur ustanın doğduğu yer olan Samandıraya, onun ailesini ziyarete gitmişlerdi (*2)
Boğos ustanın 1961 yılında vefat etmesi ile torunu Herman Bey ortak oldular. Bir müddet devam eden ortaklık, Herman bey’in Kunur ustaya dükkânı devir etmesiyle Kunur usta işin devamını sağlamıştır.
Onun da 22 Mart 2006 tarihinde ani vefatı ile bu meslek de Kadıköy’de nihayet bulmuştur. Dile kolay 60 yıl binlerce araba imal ettiler ve yenilediler. Ya onun ustası olan Boğos usta; Bu sanatın en ince değerlerini öğretmişti amcama.
Malumunuz, Ermeni ve Rum ustalardan öğrenilirdi birçok meslek.
Boğos ustayı dükkânın önünde sandalyede otururken hatırlarım. Birkaç kez görmüştüm. Babacan bir eda ile severdi beni. Benim yaşımda olanlar hatırlarlar bu sokağın hareketliliğini.
Değerli misafirlerimiz bu sokak,
Saraç’ı İbrahim Gürgönül, Turan Örnek
Yemcisi Zino ve Laki Pavlidis kardeşler, (Yunanistan’a yerleştiler)
Nalbant’ı Nuri Usta ve Ömer Dönmez,
Yedek parçacısı Arap Hacı baba lakabıyla Yusuf Hepal,
Diğer Fayton ustası Krikor Balyozyan,
Çinicisi Quant ve Arto Kasaryan ile bir sektördü.
Buraya gelir her türlü ihtiyacınızı alır giderdiniz. Şehir içi hatta bazen de şehir dışı nakliyatçıların merkeziydi. Bahsi geçen dükkânı ben adeta Formula - 1 yarışlarındaki 5 saniyelik tekerlek değişim yerine yani padok’a benzetirim.
Ya araba tekerleğinin yeni çemberinin takım işlemi;
Kunur usta, körüklü demir tavlama ocağında döndüre döndüre ısıtıp genişlettiği demir çemberi, daha önceden yerdeki tekerlek aparatına bağladığı ahşap tekerlek iskeletinin üzerine koymasıyla o büyük çok sesli operasyon, balyoz ve tahta çatırdamalarıyla başlardı.
Nal’a bezeyen iri demir çektirmelere takılan sırıkların gerilmesi için etrafa haber salınırdı. Çünkü en az Kunur usta hariç 2 kişiye ihtiyaç vardır bu işlem için. Aksi takdirde eksantrik gerdirme olacağından demir çember tahta tekerleğe geçmezdi.
Yardımcıları rahmetli Kahraman kalfa, daha sonra Yunanistan’a yerleşen Aleko usta ve etraftan yardıma gelen diğer kişilerle işlem başlar, Kunur usta sol elindeki takoza tekerleğin üzerine çıkarak balyoz ile vururdu ve aynı zamanda etraf kızgın demir çemberin ahşabı yakmasıyla kesif bir duman oluşturur ve ortalığı kaplardı.
Ahşap gıcırdamaları ve çekiç sesleri arasından amcamın sesi yükselir; Gerdirmeye yardım edenlere bağırmaktadır o esnada;
‘’Çek be oğlum!
‘’Asıl!
—Ve nihayet birkaç dakika sonra çember tahtaya geçmiş yüzler mutlu herkes Kunur ustaya bakar.
— O da ‘’oturun bakalım şuraya’’ der,
— Kunur usta, bir arabacının oğlu vardır genellikle orada, ona seslenir,
— ‘’Veysel söyle bakalım çayları kahveleri’’
Çaylar, kahveler gelir ama o ağaç dumanı henüz kaybolmamıştır, herkes mutlu bir eda ile çaylarını yudumlar ve sohbete başlarlar. Etraftan ona yardım edenler, o güzel insana yardım etmenin haz’ını yaşarlardı hep. Dile kolay 60 sene sürdü bu yardım. Beşeri münasebetler bir başka lezzetteydi o tarihlerde.
Sıra sıra dizilen arabalar demir çemberleri erimiş olan tekerleklerini hemen değiştirir, para ödemeden işlerine devam ederlerdi. O zamanlar ödemeler daha sonra yapılırdı. İlişkiler karşılıklı güvene dayanırdı. Hiçbir aksama da olmazdı. (*3)
Eskiden, Haldun Taner tiyatrosunun bulunduğu yer Sebze Hali idi ve önünde At Arabaları ve Faytonlar iş almak için sıra beklerlerdi. Aynı zamanda Şimdiki yeni Kadıköy iskelesinin bulunduğu yere de Mavnalar kum getirir, At arabaları da onları yükleyerek gideceği yerlere götürürlerdi.
Bu tarihi mekânın duvarlarına bakıldığı zaman, üzerinde değerli dostum ve ortağım Mesut Tavrak’ın itina ile temizliği ve bakımını yaparak astığı Fayton ve At arabası imalatında kullanılan, Boğos ustanın el yapımı takımları gözünüze çarpıyordur.
Onlara baktığınızda, yaklaşık 120 yıllık tarihi süreci okumak mümkün. Bu sektörün ülke ekonomisine verdiği katkıyı, hatta o insanların evlerine ekmek parası ve atlarına yem parası kazandıklarını düşünebilir ve hayal edebilirsiniz.
Bugünü o aletlere ve onları el emeği göz nuru dökerek meydana getirenlere borçluyuz.
Şimdi ise, bizler de saygımızı, mekânın duvarlarını ve takımların tarihi dokusunu korumanın ve Fayton Restaurant olarak sizlere hizmet vermenin haz’ını yaşıyoruz.
Bu anıları yaşatma konusunda bize yardımcı olan ve burada dedesiyle zaman zaman çalışan sevgili torunu Herman bey’e teşekkürü bir borç biliriz.
Fayton Restaurant adına
Nezih Aslan (Shtrogua)
(*1,2) Boğos Akşar ustanın torunu Herman Akşar’ın hatıralarından
(*3) Kunuralp Aslan’ın yeğeni Nezih Aslan’ın hatıralarından


